YUHANNA 1:1-17
YUHANNA 1:1-17 Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001, 2008 (TCL02)
Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı. Başlangıçta O, Tanrı'yla birlikteydi. Her şey O'nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O'nsuz olmadı. Yaşam O'ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Işık karanlıkta parlar. Karanlık onu alt edemedi. Tanrı'nın gönderdiği Yahya adlı bir adam ortaya çıktı. Tanıklık amacıyla, ışığa tanıklık etsin ve herkes onun aracılığıyla iman etsin diye geldi. Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi. Dünyaya gelen, her insanı aydınlatan gerçek ışık vardı. O, dünyadaydı, dünya O'nun aracılığıyla var oldu, ama dünya O'nu tanımadı. Kendi yurduna geldi, ama kendi halkı O'nu kabul etmedi. Kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı'nın çocukları olma hakkını verdi. Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrı'dan doğdular. Söz, insan olup aramızda yaşadı. O'nun yüceliğini –Baba'dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu biricik Oğul'un yüceliğini– gördük. Yahya O'na tanıklık etti. Yüksek sesle şöyle dedi: “ ‘Benden sonra gelen benden üstündür. Çünkü O benden önce vardı’ diye sözünü ettiğim kişi budur.” Nitekim hepimiz O'nun doluluğundan lütuf üzerine lütuf aldık. Kutsal Yasa Musa aracılığıyla verildi, ama lütuf ve gerçek İsa Mesih aracılığıyla geldi.
YUHANNA 1:1-17 Turkish Bible Old Translation 1941 (KMEYA)
K ELÂM başlangıçta var idi, ve Kelâm Allah nezdinde idi, ve Kelâm Allah idi. O, başlangıçta Allah nezdinde idi. Her şey onun ile oldu, ve olmuş olanlardan hiç bir şey onsuz olmadı. Hayat onda idi, ve hayat insanların nuru idi. Nur karanlıkta parlar, ve karanlık onu anlamadı. Allah tarafından gönderilmiş bir adam çıktı, onun adı Yahya idi. Bu adam şehadet için geldi, ta ki, o nur hakkında şehadet etsin de bütün insanlar onun vasıtası ile iman eylesinler. Kendisi o nur değildi, ancak o nur hakkında şehadet etmeğe geldi. Dünyaya gelerek her insanı aydınlatan gerçek nur var idi. Dünyada idi, ve dünya onun ile oldu, ve dünya onu bilmedi. Kendininkilere geldi, ve kendininkiler onu kabul etmediler. Fakat onu kabul edenlerin hepsine, onun ismine iman edenlere, Allahın oğulları olmak salâhiyetini verdi. Onlar ne kandan, ne bedenin iradesinden, ne de insanın iradesinden değil, ancak Allahtan doğdular. Ve Kelâm beden olup inayet ve hakikatle dolu olarak aramızda sakin oldu; biz de onun izzetini, Babanın biricik Oğlunun izzeti olarak gördük. Yahya onun hakkında şehadet etti, ve çağırıp dedi: Benden sonra gelen benden ileri oldu, zira benden önce idi, diye söylediğim budur. Çünkü hepimiz onun doluluğundan aldık, ve inayet üzerine inayet. Zira Musa ile şeriat verildi; İsa Mesih ile inayet ve hakikat oldu.
YUHANNA 1:1-17 Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar (KKDEU)
Başlangıçta Tanrısal Söz vardı. Tanrısal Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Tanrısal Söz Tanrı'ydı. Başlangıçta Tanrı'yla birlikteydi. Her şey O'nun aracılığıyla oldu ve olanlardan hiçbiri O'nsuz olmadı. Yaşam O'ndaydı ve yaşam insanların Işığı'ydı. Işık karanlığı aydınlatır, karanlık onu alt edemedi. Tanrı tarafından gönderilmiş bir adam ortaya çıktı, adı Yahya idi. Tanıklık etmeye geldi. Işık için tanıklık etsin ve herkes onun aracılığıyla iman etsin diye geldi. Kendisi o Işık değildi, ancak Işık için tanıklık etmeye geldi. Dünyaya gelen, her insanı aydınlatan gerçek Işık vardı. Tanrısal Söz dünyadaydı, dünya O'nun aracılığıyla oldu, ama dünya O'nu bilmedi. Kendi halkına geldi, ama kendi halkı O'nu kabul etmedi. Kendisini kabul edenlerin tümüne –O'nun adına iman edenlere– Tanrı'nın çocukları olma yetkisi verdi. Onlar kandan, bedenin isteğinden ya da insan isteğinden doğmadılar; Tanrı'dan doğdular. Tanrısal Söz beden oldu, kayra ve gerçekle dolu olarak aramızda yaşadı. O'nun yüceliğini Baba'dan gelen biricik Oğul'un yüceliği olarak gördük. Yahya O'nun için tanıklık etti ve yüksek sesle açıkladı: “Sizlere, ‘Benden sonra gelen benden üstündür; çünkü O benden önce vardı’ dediğim işte budur. Hepimiz O'nun doluluğundan kayra üstüne kayra aldık. Çünkü Yasa Musa aracılığıyla verildi. İsa Mesih aracılığıyla ise kayra ve gerçek geldi.